 = 2 Bardak
Çevrim dışı
Mesaj Sayısı: 12
|
Ahmet Haşim... müthiştir...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
 = 48 Bardak
Çevrim dışı
Mesaj Sayısı: 313
|
şiir çok başarılı gerçekten okuduğumda bu şairi tanımıyor olamam diye düşündüm  tebrik ederim şimdiden şiir kitabı için çok sevindim senin adına=)
|
|
|
|
|
Logged
|
mahvolmuş hayatlar olağandır bilgeler için de ahmaklar için de. Ancak o mahvolmuş hayat bizimki olduğunda, işte o zaman farkına varırız intiharların,ayyaşların,hapisane kuşlarının,uyuşturucu müptelaları ve benzerlerinin. C.Bukowski
|
|
|
|
 = 2 Bardak
Çevrim dışı
Mesaj Sayısı: 12
|
çok teşekkür ediyorum kipeliçes  diğer şiirlerimi de ara ara paylaşacağım  kitabım çıktığında da mutlaka haberdar ederim 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
 = 48 Bardak
Çevrim dışı
Mesaj Sayısı: 313
|
Kitlelerin Dehası
Ortalama insanda Herhangi bir günde herhangi bir orduya yetecek kadar ihanet, nefret, şiddet ve saçmalık vardır. VE Cinayet konusunda En Becerikliler Cinayet Karşıtı vaaz verenlerdir VE Nefreti En İyi Becerenler Sevmeyi Vaaz Edenlerdir VE-SON OLARAK- SAVAŞI EN İYİ BECERENLER BARIŞ VAAZI VERENLERDİR
Tanrıyı Vaaz Edenlerin Tanrıya İhtiyacı Var Barış Vaaz Edenlerin Huzuru Yok SEVGİYİ VAAZ EDENLER SEVGİSİZDİR VAAZ VERENLERDEN SAKININ Bilmişlerden Sakıının.
DURMADAN KİTAP OKUYANLARDAN Sakının Yoksulluktan Nefret Edenlerden Ya da Gurur Duyanlardan Sakının Övgü Göstermekte Hızlı Davrananlardan SAKININ Karşılığında ÖVGÜ Beklerler
Sansürlemekte Hızlı Davrananlardan SAKININ Bilmedikleri Şeylerden Korkarlar
Sürekli Kalabalıkları Arayanlardan Sakının; Tek Başlarına Bir Hiçtirler
Ortalama Erkekten Ortalama Kadından Sakının Sevgilerinden SAKININ
Sevgileri Vasattır, Vasatı Aranır Dururlar Ama Nefretleri Dahiyanedir Nefretleri Seni Beni Herkesi Öldürebilecek Kadar Dahiyanedir.
Yalnızlığı İstemezler Yalnızlığı Anlamazlar Kendilerinden Farklı Herşeyi Yoketmeye Çalışırlar
Sanat Yaratamadıklarından Sanatıı Anlayamazlar Yaratma Başarısızlıklarını Dünyanın Beceriksizliğine Yorarlar
Kendileri Tam Sevemedikleri İçin Senin Sevginin Eksik Olduğuna İNANIR VE SENDEN NEFRET EDERLER
Ve Nefretleri Parlak Bİr Elmas Bir Bıçak Bir Dağ Bir KAPLAN Bir Baldıranotu Gibi Mükemmeldir
En Usta Oldukları SANATTIR NEFRET!
|
|
|
|
|
Logged
|
mahvolmuş hayatlar olağandır bilgeler için de ahmaklar için de. Ancak o mahvolmuş hayat bizimki olduğunda, işte o zaman farkına varırız intiharların,ayyaşların,hapisane kuşlarının,uyuşturucu müptelaları ve benzerlerinin. C.Bukowski
|
|
|
|
 = 48 Bardak
Çevrim dışı
Mesaj Sayısı: 313
|
Aşktan Sonra Aramıda büyü kalmadı artık Diğer insanlar gibiyiz birlikte, ne sen yaratırsın bende tansık ne de ben sende.
Rüzgardın ve denizdim artık yok görkem deniz kıyısında havuzum neşesiz dururum.
Fırtınaya ya da gelgitin baskınına havuz maruz kalmasa da denize oranla kekreleşir daha da, bütün o huzuru boşuna. Sara Teasdale
|
|
|
|
|
Logged
|
mahvolmuş hayatlar olağandır bilgeler için de ahmaklar için de. Ancak o mahvolmuş hayat bizimki olduğunda, işte o zaman farkına varırız intiharların,ayyaşların,hapisane kuşlarının,uyuşturucu müptelaları ve benzerlerinin. C.Bukowski
|
|
|
|
 = 81 Bardak
Çevrim dışı
Mesaj Sayısı: 992
Kendimi Bulduğum Heryerdeyim...
|
aslında burası serbest şairler diye açılmıştı hani serbest şairlerden kasıt ünsüz kıyıda köşede kalmış yahut ne bileyim kendi yazdığını filan yazsın insan istedim oysa şairleri duyan buraya ünlülerden dizeleri iliştiriverdi...
yok mu biraz daha underground(sakın yeraltı edebiyatı girmeyesiniz)
|
|
|
|
|
Logged
|
Kendimi Bulduğum Heryerdeyim... "Blues kendini bulmaktır, özüne dönmektir..."
|
|
|
|
nasti
Durukan Abdulhakimoglu
 = 16 Bardak
Çevrim dışı
Mesaj Sayısı: 87
|
buda benim yazdığım bitane
Düşler Vadisi
Sokak ışıklarının aydınlattığı hayallerimi,
Varlığın aldatan sessizliğine gömülen benliğimi,
Hiç bitmez sandığım sevgimi,
Sonsuza dek dinleyeceğim Barış Manço albümlerini getirdim.
Bohçanı hazırla.Birlikte kaçalım buralardan.Uzak diyarlara gidelim birlikte.Hatta Ay’a çıkalım.Biz gülümseyelim Dünya’ya.Biz aydınlatalım karanlığı.Sevgililer bizim ışığımızda bulsunlar yollarını.
Birlikte bulutlara taş atalım
Yağmuru kovalayalım sessizce
Mehtaba ‘Sensiz Asla’ yazalım.
Güneşi batmaktan kurtaralım.
Bitmesin hiç günümüz.
Balder Nasti
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
 = 209 Bardak
Çevrim dışı
Mesaj Sayısı: 1,516
|
Güzelmiş nasti, zaten blogundan zaman zaman bakıyorum yazılarına, güzel bir iç dünyan var daim olsun dostum 
|
|
|
|
|
Logged
|
Bana fiil-i geçmiş zamanla değil Şimdiki zamanla gelin! Bana yaşanmışlıklarınızla değil Yaşanmamışlıklarınızla gelin Kimsenin tarihinin tozlu sayfalarında güzel ve aydınlık şeyler yazmaz. Bende zamanı karartmaya değil, Zamanda renkleri bulmaya gelin!!!!
Amor,Vuelve de la Muerte...
Queen of metal (müzik en büyük uyuşturucudur)
|
|
|
|
nasti
Durukan Abdulhakimoglu
 = 16 Bardak
Çevrim dışı
Mesaj Sayısı: 87
|
teşekkürler elif abla beğendiğine sevindim. (bkz.şiir konusunda daha çok fırın ekmek yemem gerek farkındayımda)
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
nasti
Durukan Abdulhakimoglu
 = 16 Bardak
Çevrim dışı
Mesaj Sayısı: 87
|
Kızıl Derili Bir Fil
Sen hiç gördün mü?
Kızıl derili bir fil?
Travesti bir maymun?
Rahip olmuş bir keçi?
Burada aklın fikri yoktur.
Hayaller suda yüzebilir çünkü.
Ehliyetsiz çıkılır hayat yoluna
Kurban ola ola öğrenilir yaşamak
Yaralar geçer büyüyünce
Acılar diner zaman geçtikçe
En büyük aşklar dile gelir kalemle
En karmaşık duygular sığar birkaç sayfaya
Durmaz nefret kırmızı ışıkta
Duymaz aşk dur ihtarını
Ehliyetsiz çıkılır hayat yoluna
Çünkü burada
Aklın fikri yoktur.
Sen hiç gördün mü?
Kızıl derili bir fil?
Balder Nasti
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
 = 216 Bardak
Çevrim dışı
Mesaj Sayısı: 2,642
Kingus Kick Ass..!!
|
 Yukarıdaki aracın şoförü olarak askerliğimi yapmaktayım. Geçen gece aracın içinde nöbetteyken sabaha karşı yazdığım bir karalama... Hoşçakal..Aylardan Kasım ayıydı. Son baharın sonu. Aslına bakarsanız hergün benim için bir sondu. Her günün sonunda bir kez daha ölüyordum. Tanrım, rüya mı görüyordum? Oh hayır, kimse rüyasında bile bu kadar acıya katlanamaz. Neden müzik çalarımda hüzünlü bir parça çalıyor? Bir önceki de aynı şekilde hüzünlüydü.. Doğru ya, ayrılık gemisi limandan çoktan kalkmıştı. İçimdeki acı bazen şuurumu kaybetmeme neden oluyor. Neyseki günün sonuna az bir süre kaldı (!) Elimi cebime attım, çıkardığım biletin üzerinde "Sadece Gidiş" yazıyordu. Onca aşkın, sevginin, emeğin karşılığı ucu yırtık saman kağıdına basılmış bir "Son"dan ibaretti. Söylenecek söz yok... Belki bir gün bu gemiye iki bilet alırım. Sonsuzluğa ayrılmak için... Ancak o biletin sahibi sen olmayacaksın. Kimbilir belki gün sona ermeden hayatımı biri kurtarır. O zamana kadar.. HOŞÇAKAL.. Yazan : Erhan Ösüm
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
 = 119 Bardak
Çevrim dışı
Mesaj Sayısı: 982
|
Hep böyle bir şey kullanmak istemiştim. Ben de kullanayım 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
 = 18 Bardak
Çevrim dışı
Mesaj Sayısı: 86
|
Fotoğrafı görünce ,gözlerimin önünden Full Metal Jacket sahneleri geçti birden.Neyse ben de yazdığım bi kaç şeyi koymak isterim buraya.
KÜÇÜK SERSERİ Ve sen cehenneme gitmelisin küçük serseri Çaldığın bakkal dükkanının kırmızı şekerlerini, Küçük ellerini gizlice sokarken,babanın yamalı paltosunun cebine Kimsenin seni görmediğini düşündün. Küle bürünüp ödemelisin Ve sen cehenneme gitmelisin küçük serseri Asfaltı delercesine yağan yağmurda,dışarıdaydın Çaldın fırıncı dükkanının ıslak odunlarını Donuk bakışlarınla gizlice koyarken ,babanın yamalı paltosunun altına Kimsenin seni görmediğini düşündün Bedenini ateşe atarak ödemelisin Ve sen küçük serseri Cehenneme gitmelisin.
LEŞ KOKUSU Burası leş kokuyor Ve ciğerlerimi delercesine içime çekiyorum bu kokuyu Üstü körüklenilmiş bir ceset gibi Körüklendi saplantılar Zırh yaptık onlardan, birer Bize hücum ederse başka sözler diye Kalıplaşmış düşüncelerin ve iyi olma iç güdüsüyle bizler her zaman kötüydük Burası leş kokuyor Yağmurun toprağı kaldırıp havaya saldığı bu pis koku burun deliklerimden genzime çekiliyor yırtar gibi acısı Ve tek başınalığın verdiği, hazin bir coşku bu Hiç çocuk olmamış gibi Tanrıya dilenen dilekler ve sabah kalktığımızda yastık altında arıyoruz onları Burası leş kokuyor Her bir hücrem dokusunu yeniliyor bu oksijenle Ve her şeyi ile hiçbir şey olabilme savaşı vücudumuzun başka bir bedende galibiyeti Beyaz bayrağı çekiyoruz göğsümüzün üzerinde sıyırarak geçen kurşun izini görünce Ve hiçbir şey ile her şey olabilme çabamız Burası leş kokuyor Güneş kızıllığını yitirdiğinde vücudumun her bir deliğinden kan fışkıracak Kulaklarımdan,burnumdan,ağzımdan,göbek deliğimden Ve yere yığılacağım, oluk oluk kanayacak, sızacak ince bir nehir gibi yerden Ve bir boşluğu dolduracak ,hiç kimsenin dolduramadığı bir boşluk Dolacak taşana kadar ve tekrar sızacak ince bir neğir gibi başka bir boşluğa Öyle tiz ,öyle güzel süzülecek ki Asillikle kutsanılmış sanılacak Ve bir öğle vakti burası leş kokacak…
GÜNE YAKIN Elimizi uzattığımızda yıldızları yakalayacağız Göğün karanlığını aydınlatacak,iyi niyetlerimiz Ve bu gün ay daha güzel doğacak O tepelerin arkasından kızıllığıyla yükselirken Uçurtmalar uçurtacağız,ruhlarımızı bağladığımız Dileyebildiğince özgür,dileyebildiğince güne yakın Ve toprağı koklayacağız,yıllardır pislikten başka koku almayan girintili burunlarımızla Ve içimize çekeceğiz genzimizi yakarcasına Ve tekrar koklayacağız ve içimize çekeceğiz genzimizi yakarcasına …
|
|
|
|
|
Logged
|
Hayvan
|
|
|
|
nasti
Durukan Abdulhakimoglu
 = 16 Bardak
Çevrim dışı
Mesaj Sayısı: 87
|
isimsiz..isim bulamadım_düz yazı şeklinde ki şiirim
Bir yarasa olmak isterdim,hayata hep tersinden bakan,ardında bıraktıklarından uzak duraklarda duran,hep karanlıkta bakan.Hayat değil miydi zaten gün aydınlığıyla gelen bir günah,yükseldikçe moraran.İçeceğim erdemin kanını kötülüğe bulayacağım her yeri,bir yarasa olmalıyım tersten bakan.Nerede kaldı erdem masalları?Erdemin tüm görkemine rağmen olmadık mı birer vahşi,kan döken?İnanmıyorum bu yalanlara,atalarımdan miras kaldı günah sevdası.Tersten bakıyorum artık,sinsice yaşamalı kötülük,her insan hak eder ölümü,yanmalı tüm ruhlar dolmalı cehennem.Bir yarasa olacağım evet,şeytanın hazırladığı şaraptan yudumlarken iyiliği kucağıma alıp döveceğim,benim ben’imi kandırdı hakkı yoktu buna.
En aşağı soydanım görmez gözlerim sizin süslerinizi.Bekliyorum kötülüğü oburca emeceğim kanınızı.Hiçbir şey bizim değilken nasıl da sahiplendik her şeyi iştahla,nasıl da benzettik kendimize dünyayı.Ne dönmesi yahu yürüyor dünya kendi sonuna.Tek suçu karışmadı bizlere,aldı bizi içine.Mahkum ettik bizde sonuna onu.Avukatı oldu toprak dünyanın ama bırakmadık onu konuşsun,birer barbarız böldük onu parça parça.
Ama gitmiyoruz bir yere.-Burada yollara düşelim gene,kötülüğümle yüklü,akıl çağımdan bu yana acı köklerini böğrüme süren,gök yüzüne yükselen,beni yenen,beni yerlere çarpan,beni yerlerde sürükleyen kötülüğümle.
Son saflık ve son çekingenlik.Tamam,anlaştık.Dünyaya sergilenmeyecek tiksintilerim ve ihanetlerim.
Haydi,irkil!Yürüyüş,yük,çöl,can sıkıntısı ve öfke.
Kime kiralayacağım kendimi?Hangi hayvana tapınmam gerek?Hangi kutsal surete saldırmalı?Hangi kalpleri kıracağım?Hangi yalanı desteklemeliyim?Hangi kanda yürümeli?
Daha doğrusu,kurallardan sakınmak.Yaşam acımasız,terk etmek kolay.Kaldırmak güçsüz bir elle tabutun kapağını,oturmak,boğulur gibi olmak.Ne yaşlılık böylece,ne de tehlike:inançlı değildir dehşet.
-Ah!öylesine kimsesizim ki yine,herhangi bir kutsal surete sunuyorum sevgilerimi,yetkinliğe doğru.
Ey benim özverim,ey benim olağanüstü erdemim!Şu ölümlü dünyada,yine de!
Allah’ım,amma da budalayım!
Balder Nasti Durukan
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
 = 0 Bardak
Çevrim dışı
Mesaj Sayısı: 12
|
Zamana Yazılmış Şiir-ben
Aç zamanlar, dilimin ucunda susuzluğu Mide bulandırıcı tak-tikleri kemirir saniyeleri Sertsin, asfalt gibi-kokmuşsun diyemem -kibarlığımdan Mı yoksa kibir mi bu Sen göstereceksin Sen öğreteceksin Sen değiştireceksin Oysa asıl kibirli sen değil misin? Kime değer verdin ki değer görmek istiyorsun? Her şeyi affediyorsun.
“Her şeyi affetmek en büyük kibirdir.”*
Aç zamanlar, on iki soytarıdan ibaret Ekmek kırıntısı saniyeleri Sinsi tak-tik, tak-tik, tak-tikleri
Biri güneşten düştü. Sordum: --Nereye koşuyorsun? --Diğer 12’yi bulmaya dedi.
Biri klepsydradan** çıktı.. Sordum: -- Nereye? -- Diğer 11’i bulmaya dedi. Biri kum saatinden çıktı. Sordum: --Nereye? --Diğer 10’u bulmaya dedi.
Sonra mekanikleştik
Biri cep saatinden çıktı. Sordum: --Nereye? --Diğer 9’u bulmaya dedi. Biri sarkaçlı saatten düştü Sordum: --Nereye? --Diğer 8’i bulmaya dedi Biri duvar saatinden düştü. Sordum: --Nereye? --Diğer 7’yi bulmaya dedi.
Sonra dijitalleştik.
Biri alarmlı saatten çıktı. Sordum: --Nereye? --Diğer 6’yı bulmaya dedi. Biri televizyondan çıktı. Sordum: --Nereye? --Diğer 5’i bulmaya dedi.
Biri bilgisayardan çıktı. Sordum: --Nereye? --Diğer 4’ü bulmaya dedi Biri cep telefonundan çıktı Sordum: --Nereye? --Diğer 3’ü bulmaya dedi. Biri kol saatinden çıktı. Sordum: --Nereye? --Diğer 2’yi bulmaya dedi. Son soytarıyı arıyordum birine sordum, dudaklarından düştü Sordum: --Nereye? --Diğer 1’i bulmaya dedi.
Onlara ayak uydurdunuz. Onları siz çoğalttınız. Siz de soytarılaştınız. ¬
* Dogville filminden alıntıdır **Mısırlıların su saatine verdiği ad .
|
|
|
|
|
Logged
|
"İnsanı iki şey blues'a iter ya açsındır ya aşıksındır" Muddy Waters (Ben blues'a aç ve aşığım.)
|
|
|
|
 = 0 Bardak
Çevrim dışı
Mesaj Sayısı: 12
|
Kumru küçük serseri şiirin övgüye değer şöyle birşey söylesem alınmazsın herhalde Türk geleneklerine ya da Türk şiir tarzına aykırı bir şiir deneysel de değil.Bu şiir bir şarkı olsaydı en güzel blues şarkısı olurdu etkilendim gerçekten bir bira sana
|
|
|
|
|
Logged
|
"İnsanı iki şey blues'a iter ya açsındır ya aşıksındır" Muddy Waters (Ben blues'a aç ve aşığım.)
|
|
|
|
 = 0 Bardak
Çevrim dışı
Mesaj Sayısı: 2
|
Bilmek ve Bilememek
Güzel günleri bir volkanın püskürtmesi gibi lavları en olmadık zamanlarda atıyorum içimden.Gidecek gider diyorum ve çıkacak bir sokak bulunur diye zırvalıyorum.Kadınları, kaldırımları, gecenin sıcaklığında kasıklarımın acısını ve ter kokusunu bir başka hikaye ile rafa kaldırıyorum.Nedeni gelmeden yapıyorum bunları ki sabah vapuru kaçırmış öğrenci gibi çırılçıplak bir telaşa düşmeyeyim sonra.Benim yetişecek bir dersim de kalmadı ayrı olsa olsa bu saatten sonra telaşım ölüme yakalanmaktır.Doğrusu yanlışı hatta küf kokusu bile tenimi o kadar tırmalamıyor geç vakitlerin kulakları sağır eden sessizliği dışında.Bırakmak istediğim en kıymetli söz 3 vakte kadar diye başladığım ve vakitlerin donduğu o saniyeyi izlediğimiz günler olsun ve 3 vaktin ne zamana tekavül edişini bilmeyişimiz ve bekleyişimiz olsun.Kaş yaparken göz çıkarmakta üstüme yokken neden bir kaşı onarmaya çalışırım diye söylenip dururum.Aslında aşk yaparken gözünü çıkardım mı demeliyim ne dersem diyeyim kuyunun dibi gözükmüyor.Aşk insanı aptal ederken bir yandan da müebbete mahkum ediyor.Bu nehir gibisini görmedim akmayıp öylece çakılı kalıyor zamanın kalbinde kalıyor ve durduğu yerde sessizliğin dik alası.Silinir mi sokaklar, caddeler, onların insanları,akşamüstleri ve sokak lambaları saçının renginde yanarken ve binalardan yükselen kokuların dansı yani silinir mi şehrin künyesi.Şarkı mı dinlesek rakı mı iç/sek biri şiir mi okusa yoksa ben çıkıp gitsem akşam mı olsa.Oldum olası sevmedim akıl oyunlarını sevmediğin ne varsa tahta kurusu gibidir ya tahtadan farksızlaştığında hemen faydalanır.Hiçbir haberde artık umutlu bir gün geçmiyor belki de benim yüzümdendir. Öyle büyük bir çukurumdur ki her şeyi yutuyorumdur.Hiç otobüsün geçmediği bir durakta beklemenin hissini kaç kişi bilir, bilen bilir! Geçen hiçbir aklı selim otobüsün o durakta durmayacağını fakat zannederek kalbin çarpışını bilen bilir.Kış mevsiminde üşüyenin sadece insanlar hayvanlar çiçekler olmayıp yağan kar tanelerinin de üşüyebileceğini de bilen bilir. Bir de yaz mevsimi 3 ay sürer…Bilen bilir!
|
|
|
|
|
Logged
|
poem
|
|
|
|
 = 0 Bardak
Çevrim dışı
Mesaj Sayısı: 2
|
LİRİK
Saat 12 yi geçe orman perisi sevgilisine kaçar Susmayan bir sevişme başlar çiçek açar çiçek solar Dünyanın hızlı döndüğü bu sevişme gecelerindendir Ağlayarak döndüğünde orman perisi kutup yıldızı altında Kış başlar anlarız o an yanaklarından
Orman perisi göğsünde yaktığı güneşi yatağında bırakır Benim seni gerimde çırpınan nisan yağmurlarına kurban ettiğim gibi bırakır Ah! etme boşuna peri kızı kirlendi saltanatın, beyaz güvercinlerden ne istersin? İnanma dünya bitecek bir gün demedi mi tanrı sana Sevişirken aldattın tanrını aldanırken insanoğluna
Yasak bir elma tadında sevişmek ve aldatmak ve bize Tarihçesini ezberlediğimiz kaç uygarlıktan miras kaldı sevişirken aldatmak? Ve biz ne zaman öğrendik sevgili olmadan da kasıklarımızda ateş yakmayı Antik yunan dan geçmiş olacak ki bir tanrıdan ödünç alırız sandık aşkı Peri kızı da sonunda anladı En büyük günah aldanmaktı aldatırken bir başkasını
Sonra bir gün biz, Bir amazon gecesine nispet yapar gibi yağdığında şehre yağmur Tarihi bir kronolojiye göre ayrıldık seninle. mısır yunan Bizans roma… hala arabesk var bir yerlerimizde Hangi mevsimde kayboldun hatırlamıyorum yağmura bakılırsa hala bahardı
Şimdi sen, giderken orman perisi anlamışsındır Genlerimizi nereden getirdik ya biz.Geçmişten kaç uygarlıkta bir değiştik bilemedin mi? Homeros tan beri değişmedi aşk betimlenirken hep bir adı oldu Modernliğin içinde kiralık bir katil, ortaçağ ‘da karartılmış bir cellat Ve senin sandığın gibi güneş toplamadı sevişilen yataklar ter ve gözyaşı birleştiğinde Ganj dan bile sarışındı suları
Sevgilim, Yıkan ganj ın çamaşır kokan sularında çırılçıplak yıkan göğsünün bir yerinde aşk kanarken Arındığında kanattığın aşk tan Bir kentten sor beni şiirlerin durmadan çınladığı bir meydanı olan Ve asla kızma tanrıya, unutma insanlar kendi cennetlerini kendileri yarattı hem de 7 günde…
|
|
|
|
|
Logged
|
poem
|
|
|
|
|