Eric Clapton

Cumartesi, Aralık 14, 2013


Eric Clapton, 1945 yılında, Patricia Molly Clapton ve Edward Walter Fryer'ın evlilik dışı çocuğu olarak dünyaya geldi. 9 yaşına kadar büyükanne ve babasını kendi anne ve babası, annesi Patricia'yı ise ablası olarak bildi. 1964 yılında, The Yardbirds adlı blues-rock grubunda çalmaya başladı, fakat 1965'in Mart ayında bu grubun pop müziğe kaydığını düşünerek gruptan ayrıldı. Aynı yıl John Mayall & Bluesbreakers grubuna katılarak kendini bir blues gitaristi olarak kanıtladı. Hayranları, bu grupla çaldığı dönemde ona "God" (Tanrı) lakabını taktılar ve duvarlara "Clapton is God." sloganları yazılmaya başladı. 1966 yılının ortalarında Clapton yanına Jack Bruce ve Ginger Baker'ı (bateri) da alarak Cream adlı grubu kurdu, bu grupla yaptıkları 3 albümün ardından grup 1968 yılında dağıldı. Yapımcıları 1969 yılında "Goodbye" adlı, konser kayıtlarından oluşan albümü piyasaya sürdü. 1969'da Blind Faith ile çıkardığı, grubun adını taşıyan albümden sonra, Derek and the Dominos adlı grupta Bobby Whitlock (vokal ve klavye), Jim Gordon (bateri), Carl Radle (bas) ile çalmaya başladı. Grupla çıkardığı Layla and Other Assorted Love Songs albümündeki Layla, en çok bilinen şarkılarından oldu. Clapton bu şarkıyı, Pattie Boyd-Harrison için yazmış ve Leyla ile Mecnun hikayesinden esinlenmiştir. George Harrison'ın eşi olan Pattie ile yaşadığı ilişki ve ayrılık sonucu eroine başladı. Müzik kariyerine 2 yıllık bir ara verdi. Eroinle mücadelesi sırasında çektiği sıkıntılar sonucu Eric Clapton, bağımlılara yardım için madde ve alkol bağımlılığı rehabilitasyon merkezi kurdu.  

Bunlarada Bakabilirsin

17 yorum

  1. Bunun dışındaki lakabı da "mr. slowhand" Son 20 yılda önemli işler yapan ama bazıları tarafından tonu ve tekniğiyle çok fazla abartıldığı düşünülen ama gitarın önemli ikonlarından biri olduğu su götürmeyen bir gerçek olan gitarist Clapton. Ben de kariyerinin zirvesinin, Cream ve Bluesbreakers zamanları olduğunu düşünüyorum. Onun dışında son 5 6 yıldır arkasında çalan grup çok sağlam. Steve Gadd, Nathan East, Chris Stainton, Doyle Brahmall II ve rahmetli Billy Preston'la çok iyi bir grup kurduç. Sok iki üç albümdeki başarısında bu isimlerin çok önemli katkısı var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Slowhand'in takılış nedeni çok fazla tel kırmasıymış sanırsam. Siyasal olarak garip çelişkileri olan bir adam,ama bir müzisyen olarak Clapton yaşayanların en iyilerinden bence.

      Sil
  2. Önce şunu belirteyim Clapton'ı ben de çok severim hatta en çok dinlediğim isimlerden biri kendisi. Ondan sonra yazdığım yanlış anlaşılmasın. :) Enstrumentalist olarak zirve yaptığı dönemler 60ların sonlarıydı. "God" dendiği dçnemler yani. Daha sorna diğer birçok ismin de içinde kaybolduğu LSD kültürü içerisinde kendii kaybetti. Müzikal açıdan da zirvesiydi bu dönemler. Arkasını blues a ve aslen After Midnight ve Cocain gibi J. J. Cale besteÇok enerjik ve yırtıcı müziği vardı. 70'lerin başında uyuşturucu konusunu atlattıkdan sonra 74 yılında çıkardığı 461 Ocean Boulevard, güzel olmasına rağmen çok sıradan ve mainstream albümlerdi. Bu dönem ve sonrası hitleri Patti Boyd olayı sonrası çıkmış Wonderful Tonight ve Layla gibi balladlar ve oğlunun ölümü sonrası yazdığı Tears in Heaven oldu. Bunler dışında müziğini genel olarak sevsem de açık söylemek gerekirse kendi müziğini içeren albümler arasında çok başarılı albümü yok. En başarılı albümler de From The Cradle, Riding With The King ve Me and Mr. Johnson gibi kendi müziğini değil blues şarkıları çaldığı albümler oldu. Bence Clapton'ın en önemli özelliği popülerliği ile bluesu tanıtmak adına önemli işler yapmış olması. Popüler olmasına rağmen samimiyetini kaybetmemesi, çok önemli isimlerle çalışması da müziğinin kelitesini sağlayan şeyler.

    YanıtlaSil
  3. Yardbirds ve Cream dönemi daha cok ilgimi cekiyor benim solo kariyeri disinda. Cream tekrar bir araya geliyormus, ekleyelim. Jeff Neck ve Jimmy Page ile yaptigi calismalar da dillere destan. Resmen blues'un tarihini tekrar yazmis adamlar o dönemlerde. Bir de böyle garip bi durusu var benim gözümde Clapton'in. Calarken tüm blues ve gitar tarihine saygi durusunda bulunuyormus gibime gelir hep. Parmaklari perdelerde kayarken kendimden geciyorum yahu. Cok garip bi duygu bu :)

    YanıtlaSil
  4. Jimmy Page bile roportajlarında Clapton için "guitar god" ibaresini kullanmışken bana "Clapton is God" demekten başka birşey düşmez. Yalnız ben biraz "Blind Faith"'ten bahsedecğim. Bu albümü Eskişehirli bir arkadaşımın babasının arşivinde görmüştüm ve dinlemiştim. Albüm kapağının ne anlatmaya çalıştığına hala anlam veremiyorum. Zaten bi ara toplanmış bu albüm. Ama albüm gerçekten harika özellikle "sea of joy" u çok beğenmiştim. Tabi plaktan dinlemek ayrı bir zevk :)

    YanıtlaSil
  5. özgür/...14 Aralık, 2013

    Canlı çalarken izleme şansım olmayacağını anladığım günden beri yaşayan bir efsane benim için Eric Clapton. Onursal ında dediği gibi kendi şarkıları pek öyle güzel olmasada eski şarkıları tek kelimeyle muhteşem yorumlamıştır bencede. özellikle Buddy Guy ve Robert Cray le birlikte çaldıkları "Blues London Night: Live 1990" albümünü dinlemenizi tavsiye ederim. Bu albümü dinledikten sonra Clapton için neden God denildiğini daha iyi anladım açıkcası afro Bizler ondan God diye bahsederken bir yandan da hayatında hiç Clapton dinlememiş ingiltere kraliçesi, Eric Clapton a "kaç yıldır gitar çalıyorsunuz" gibi absürt bir soru  sormuş. Claptonda ne yapsın "45 yıldır" diyerek cevaplamış bu soruyu :D

    YanıtlaSil
  6. Uzun yillar yaşamali, my father eyez defelarca sikilmadan dinlenir, mukemmeldir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eh uzun yıllar daha yaşamalıdan ziyade en azından hayatteyken değeri anlaşılmış bir insan olması, onun çok çok uzun asırlar aramızda olacağına işaret olsa gerek.

      Sil
  7. Nerde dinlesem tanırım bu adamı teknik, ton duyulduğunda eric denilebilir.

    YanıtlaSil
  8. Gitar tonlarını tarzını bir türlü sevemedim. Elbette bu işten anladığını göstermiş oldukça iyi bir müzisyen ama 'Clapton Is God' fazla abartılı bir söz bence. Clapton dan hiç bir zaman T-Bone'u, Otis Rush'ı,B.B. King'i, Albert Collins'i dinlerken aldığım hissi alamadım.Onursal'ın da dediği gibi arkasındaki grup gerçekten çok iyi. Clapton olmasada arkasındaki o grubu büyük bir zevkle dinlerim. Hatta Clapton olmasa daha büyük bir zevkle dinlerim. :)

    YanıtlaSil
  9. manwithharmonica16 Aralık, 2013

    'Blues'un tekrar dirilişinde ingiliz blues muzisyenlerinin katkısı bilinir...hatta bb king bunun için john mayall ve eric amca gibi cogu ingiliz kökenli blues muzisyenine tesekkur eder....hatta konu eric clapton baslıgı altında biraz alakasız bir konu olacak ama (ingilizlerin blues muziğini sahiplenmesi acısından) : efendim j.b. lenoir diye genelde akustik blues yapan ve sarkılarında afrika vurmalı enstrumanlarını kullanacak kadar köklere sagdık, blues'un ilk donemlerine gore daha da protest takılan bir bluescu var. hatta su skip james'in anlatıldıgı blues belgeselinde de gecer...o öldüğünde adam bulasıkcılık yapıyormus en son...ama ölümü sebebi ile sok olan john mayall "The Death Of J.B. Lenoir" bir sarkı yapmıs ustadın anısına...yani sahip cıkan yine bir ingiliz muzisyeni.. bu sebepten eric claptonun o "diriliş" zamanında en iyileirnden biri olması sebebi ile guzel bir zamanlaması var...ben dogrusunu isterseniz kendi sarkılarında ki hafif kararsız calımdan cok hoslanmıyorum ama srv tribute v.b. cover calısmalarında calım yorumu performansı harikadır.

    YanıtlaSil
  10. Yaşının verdiği olgun ve karizmatik duruşuyla, gitarı çalarken ki surat ifadesi ve gitarla bütünleşmesi mükemmel bir sanatçı! gitarsız sadece 1 resmini gördüm :)

    YanıtlaSil
  11. Kim ne derse desin Clapton Tanrı dır.Tekniğide tonuda müthiştir.Blues a en çok hizmet etmiş beyazdır kendisi.’’Ben blues u yıllarca süren çabalar sonunda çalmayı ve söylemeyi öğrendim.Fakat Missisipi li bi köylünün ağzından çıkan her kelime her nota blues dur’’ demiştir..Çok ta iidemiştir...Blues ustalarına olan saygısını From the Cradle da göstermiştir zaten.

    YanıtlaSil
  12. horsewomengun22 Aralık, 2013

    Sahnede çok ilginç bir duruşu vardır bu adamın gözleri sürekli boşluğa bakar gibi cansız ve misket gibidir. hangi dvd’sini izlesem dikkatimi çeken hep bu olmuştur. gülüşü, konuşmaları her şeyi isteksizce yapıyormuş gibidir.amma ve lakin müziğini hissettirmeyi başarır. saygılarımı sunar selamlarımı yollarım kendisine :)

    YanıtlaSil
  13. luthien_elensar25 Aralık, 2013

    Sanırım biri eric clapton dedi:) eric clpton=god yeterlı:) diskografısıne sahıp oldugumun ender müzisyenlerdendır.Her parcasında aynı tad,aynı ustalık var saygıyla eğiliyorum önunde

    YanıtlaSil
  14. TryingtobeBBking25 Aralık, 2013

    Genelde Şarkı dinlerken hüzünlenmem ama Ne zaman ‘‘Old Love’’ isimli kendimce en iyi eseri olarak düşündüğüm şarkı şansa  arabada veya evde radyoda nerede olursa olsun denk gelse alır beni götürür  bilmiyorum nedense bu adamın bu eseri ilk 10 yap deseler ilk sırada yer alır.. öle işte ...

    YanıtlaSil
  15. Az önce Eric clapton’ın, Roger Waters’ın Pros and Cons of Hitch Hiking albümündeki aynı adı taşıyan şarkının solosunu dinliyordum. Clapton’ı hepimiz her ne kadar bluescu tarafından daha çok seviyorak da, gitar soloları göz önüne alındığında rockda biraz daha başarılı bence. Blues şarkılarındaki soloları aklımdan sırayla geçirince şu muhteşemdi diyebileeğim sololarını pek fazla hatırlamıyorum. Clapton’ıon en sevdiğim soloları, Layla (hem elektrik hem akustik), ykarda bahsettiğim şarkı ve Bob Dylan’ın 20. yıl konserinde My Back PAges şarkısındaki solo geliyor aklıma. Blues sololarını biraz özensiz mi atıyor nedir.

    YanıtlaSil