Nina Simone

Perşembe, Kasım 28, 2013


Nina Simone, gerçek adı; Eunice Kathleen Waymon, (21 Şubat 1933; Tryon, Kuzey Karolina – 21 Nisan 2003; Carry-le-Rouet, Bouches-du-Rhône), ABD’li şarkıcı, şarkı sözü yazarı, piyanist, insan hakları savunucusu.
Caz, blues, soul, R&B, folk müzik türlerinde  unutulmaz bir yer edinen Simone, müzikle yaşayan kalabalık bir ailede dünyaya geldi. İlk müzik bilgilerini annesinin desteğiyle edinen sanatçı, çocukluğunda kilise korosunda şarkı söylerken, yardımsever birinin ilgisiyle klasik piyano eğitimi aldı. Müziğe olan yeteneği, 10 yaşındayken keşfedilince 1950 yılında New York Juilliard Müzik Okulu’nda eğitim görmeye başladı. O günlerin yoğun ırkçı baskılarına ailesinin maddi sıkıntıları da eklenince Philadelphia’ya taşındılar. 1954 yılında bir barda şarkı söylemeye başladı.1958 yılında ilk albümünü yaptı, aynı yıl adını İspanyolca ‘kız’ anlamına gelen Nina ve hayranı olduğu oyuncu Simone Signoret’ten esinlenerek, bilindiği sahne adını aldı. Siyahi hakları ve sivil haklar konularında bilinçli bir eylemci olarak bunu yaşamına yayan Simone, satış rakamları bir milyonu aşan albümlere imza attı. Başarı merdiveninin basamaklarını çok kısa sürede tırmanarak ünlendi. Klasikler arasında yer alan albümdeki My Baby Just Cares For Me adlı parçası 30 yıl sonra bile popülerliğini koruyarak “Chanel No:5″ adlı parfümün reklam filminde kullanıldı. Bir şirketle anlşaşarak art arda başarılı albümler çıkaran Nina Simone, 1961 yılında menajeri Andrew Stroud’la evlendi.1964 yılında Philips şirketiyle anlaşma yaparak ünlü “Don’t Let Me Be Misunderstood” şarkısını üretti. 1966 yılında yine şirket değiştirerek RCA ile çalışmaya başladı. Liste başı olan şarkılarını bu süreçte yapan Simone, aynı zaman diliminde Martin Luther King’le yakınlaşarak siyasi çizgisini netleştirdi. Irkçılık ve savaş karşıtı dünya görüşü yüzünden ABD’ye tavır koyarak Avrupa’ya geçti. Liberya, İsviçre, Hollanda, Belçika, İngiltere gibi ülkeler dolaştıktan sonra Fransa’ya yerleşti. 1978′de Vietnam Savaşını protesto amacıyla vergi ödemekten kaçınınca, tutuklandı. ABD’deki dinleyici kitlesinden gelen aşırı talep üzerine 2001 yılında Carnegie Hall konseriyle yine Amerika’da göründü. Aretha Franklin, Dusty Springfield gibi sanatçıların yetişmesine önayak olan, The Beatles, Bob Dylan, Leonard Cohen gibi sanatçıların şarkılarını farklı yorumlarıyla renklendiren Nina Simone, Türkiye’de ölümünün beşinci yılında 15. Uluslararası İstanbul Caz Festivali’nde Sibel Köse tarafından yorumlandı.Şarkı sözü yazarlığı da yapan sanatçı, ‘Four Woman’ adlı eserinde siyahi kadınların çektiği işkenceyi anlattı. ‘Mississippi Goddam’ adlı şarkısı türündeki yapıtları, Medgar Evers adlı ırkçılığa direniş kahramanının öldürülmesi, bir siyahi kilisesi bombalanarak dört küçük siyahi çocuğun ölmesi gibi olayları protesto etmek için yazılmıştı.Efsanevi caz vokalisti olarak tanımlanan sanatçı, protest kişiliği, yatıştırıcı sesi, 10 dakika uzunluğundaki Sinnerman şarkısıyla, aşkın karakteristiğini çizen şarkı sözleriyle akıllara kazındı. Çağdaş caz sanatçısı Lyambiko’nun Saffronia albümünü adına adadığı Simone, geçirdiği göğüs kanserinin ardından, yedi yıl sonra 70 yaşındayken uykusunda yaşamını yitirdi.

Alıntıdır : Wikipedia.org

Bunlarada Bakabilirsin

2 yorum

  1. Bir kara kedi için blues.05 Ocak, 2014

    “I Can’t See Anybody” ve Big Lebowski soundtrack’i “I Got It Bad And That Ain’t Good” favorilerimdir.

    YanıtlaSil
  2. nina simone’dan bahsederken jeff buckley’i es geçmek olmaz. live at sin-e konser kayıtlarında, öyle bir yorumluyor ki nina simone’ı, [söylerken tüylerim ürperiyor, o derece..] nina bile kendini bu kadar iyi anlamamıştır belki de.. nina simone’ı çok seviyorum, ama gariptir işte, onu jeff’ten dinlemeyi daha çok seviyorum.

    YanıtlaSil