Albert King

Perşembe, Kasım 28, 2013


Albert King Nelson (1923-1992) Blues müziğin B.B. King ve Freddie King ile birlikte üç kralından biridir. Bir süre geçimini sağlamak için (bulldozer operatörlüğü gibi) müzik dışı işlerle uğraşsa da, müzikten hiç kopmadı ve T-Bone Walker onun başlıca ilham kaynaklarından biriydi.
1950'lerde Blues müzisyeni Jimmy Reed ile bir süre çalıştı ve bu zaman zarfında "Bad Luck Blues" "Blues at Sunrise" gibi birkaç single çalışması yayınladı ancak ticari başarıya ve şöhrete 1960'lardan itibaren çıkardığı (özellikle Stax Records etiketli) singlelarla, albümlerle ve Blues müziğin o tarihlerde (özellikle Britanyalı grupların etkisiyle) beyazlar tarafından keşfedilmesi ve yüceltilmesiyle ulaştı.
 Mike Bloomfield, Eric Clapton, Stevie Ray Vaughan, Mick Taylor başta olmak üzere çok sayıda Blues gitaristini etkiledi. Gitar çalış üslubuyla gelmiş geçmiş en iyi Blues müzisyenleri arasında
gösterilmektedir.

Bunlarada Bakabilirsin

2 yorum

  1. Blues’ da gitar tonu ve kariyerinin ,ilerleyen döneminde müziğinde açıkca görülebilen funk etkisi ile ön planda olan bir sanatçı. “Lucy” isimli Gibson Flying V gitarını Hendrix gibi kullanır. (Sağlak gitarını sol elle çalar) 1923’ de olan Indianola Mississippi’de bir pamuk toplama plantationında dünayaya geldi. Gençlik yıllarında kilise korosunda şarkı söyledi. Ayrıca davul da çalan ALbert King, Jimmy Reed’in albümlerlerinde davul da çaldı. Müzik kariyerinde I’m A Lonely Man, Don’t Throw Your Love on Me So Strong, As the Years Go Passing By, Born Under A Bad Sign ve I’ll Play The Blues For You gibi çok önemli şarkıalra imza attı. King özellikle blues rock gitaristleri için önemli bir ilhan kaynağıdır.  Eric Clapton, Jimi Hendrix, Mick Taylor, Mike Bloomfield, Gary Moore ve özellikle Stevie Ray Vaughan, King’in müziği ve gitar tekniklerinden etkilenmiştir. 1992’de kalp krizi geçirerek hayata veda etmiştir. “All your loneliness, I’ve trieeed to soooothee I’ll play the blues for you...

    YanıtlaSil
  2. manwithharmonica19 Aralık, 2013

    Aslında cogu blues muzisyeni tarafından cok ta sevilmese de bence “tomato years” albumu ile soul blues’un kralıdır. Konserlerinde bariz olarak muzisyenlerini azarlar ama calım teknigi olarak (sadece gitarı telleri degiştirmeden ters calması degil) bir fenomendir...lambalı anfiden akustik anfiye baglantı ile cıkıs alıp sadece phaser pedalı kullanır. bu sebepten nerde olsa Albert King’in caldıgı anlasılır. Stevie Ray amca riff bazında Albert King’den cok etkilenmiştir. Teksas da ki konserinde Stevie Ray rica etmiş ve kendisi ile calmak istemiştir. Ilk basta ALbert amca kabul etmese de daha sonra kabul edip SRV’den cok etkilenmiş. Hatta SRv ünlü olduktan sonra tv de “in session” adlı bir programda ikili birlikte takılmıstır (siddetle tavsiye edilir) Bana kalırsa BB King in golgesinde biraz güme gitmiş dahi niteliğinde bir adamdı. Valla kimse alınmasın ben BB King’den daha cok seviyorum. Chigago blues tadında ama Texas calımı ile beni daha cok cekiyor bu adam. Eski sozlukte dogrulugundan emin olmadıgım bir pasahı paylasmak isterim : “ konserde soloya girmeden 1 dakka önce teli kopmasına raamen şarkıyı kesmeyip teli 1 dakka içinde diştirip akordunu yapıp, soloyu hatasız çalıp, kendisine eşlik eden lynyrd skynyrd’ı dumurdan dumura sürükleyen adam...” Onerecegim sarkıları : - Corina corina - Love Shock - Guitar Man - Call My job - Good Time Charly - Cold Women With Warm Hearts - That’s What The Blues Is All About Not : Herkesin Gary Moore a ait oldugunu sandıgı “Pretty Woman” Albert King’indir. Julia Roberts’ın filmi olan Pretty woman hele hiç değildir.

    YanıtlaSil